Yaşam

Kod yazabilen herkesin izlemesi gereken bilişim dizileri

By on 9 Haziran 2017

Diziler gün geçtikçe hayatımızın bir parçası haline geliyor. Hatta artık popüler dizileri izlemeyen arkadaşları ayıplayan kişileri görebiliyoruz çevremizde (bknz -> GameofThrones). Diziler bollaştıkça temalarda bollaşıyor. Ee artık bilişim çağında yaşıyorsak bu temaların arasında bilişimde yerini almalı değil mi ? Bu yazıda sizlere takip ettiğim bilişim dizilerini “spoiler” vermeden tanıtmaya çalışacağım.

 1 . Mr Robot

Kahramanımızın adı “Elliot”. Kendisi bir siber güvenlik uzmanı. Bir siber güvenlik şirketinde çalışan Elliot şirketten arda kalan zamanlarda siber alemdeki marifetlerini konuşturuyor. Onun sayesinde bizde bu dünyadaki yerimizi alıyoruz. Ancak dizinin en önemli özelliklerinden birisi şu : kesinlikle günümüz dünyasından bağımsız değil. Şirketler , ülkeler , kapitalizmin acımasızlığı , insanların çaresizliği ve acziyeti gibi kavramların ne kadar iyi yansıtılmış olduğunu göreceksiniz. Peki kahramanımız bu acımasız düzeni bozabilecek mi ? Tabiki o kadar kolay değil heleki Elliot gibi bir kişilikseniz. Benden size söylemesi Elliot karakterinin kendisi bu diziyi izleten en büyük etkenlerden birisi.

Dizinin Dünya düzeni ile siber dünyayı birbirine harmanladığını az biraz anlamışsınızdır diye tahmin ediyorum. Elliot’ın ve ekip arkadaşlarının (fsociety) siber yeteneklerini kullanırken izlemek bambaşka bir keyif. Heleki ilk bölümde bir DDoS saldırısı var ki dillere destan. Dizide gördüğüm en büyük artılardan biride atmosfer. Dizide muhteşem bir psikolojik atmosfer var. Çekim yöntemleri ve diyaloglarla desteklenen bu atmosfer bıze gerilim dolu dakikalar yaşatabilmekte.

Bu diziden beklentilerimin arasında büyük bir siber güvenlik uzmanı açığı bulunan ülkemize bu açığını kapatmada yardım etmeside var. Kendimden biliyorum , bana bu alanda müthiş bir motivasyon kaynağı oldubu dizi. Siber güvenlik alanında kendini geliştirmek isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim. Bu arada dizi bölümlerinin isimleri bölümün konusuna göre değişen bilgisayar terimlerinden oluşuyor. Ne kadar güzel düşünülmüş değil mi ?

2. Silicon Valley

Listemizdeki en çılgın dizi diyebilirim. Neden mi ? Çünkü ekibimiz çılgın. Evet 5 kişilik bir ekibimiz var. Richard , Erlich , Jared , Dinesh ve Gilfoyle. Amerikadaki silikon vadisi hakkında azda olsa bazı şeyler biliyorsunuzdur diye tahmin ediyorum. Belki ‘kuluçka’ olayınıda duymuşsunuzdur. Silikon vadisinde gelişmekte olan proje sahiplerinin silikon vadisine yakın yerleşim birimlerinde, proje başarılı olursa komisyon verme karşılığında kaldıkları – geliştirme yaptıkları eve verilen isimdir . Dizinin çoğu Erlich Bachman’ın sahibi olduğu kuluçkada geçiyor. Richard’ın sahip olduğu fikri hayata geçirmeye çalışan yazılımcılarımızın maceralarını konu alan dizi Silikon vadisi’ni çok başarılı şekilde yansıtıyor.

Richard ‘ ın sıkıştırma algoritmasını hayata geçirmeye çalışılan projenin kat ettiği zorlu yollar , projenin silikon vadisindeki rakipleri , proje geliştirilirken ekibimizin kendi arasındaki problemler , projenin hayata geçmesi için yatırım alma yolundaki çabaları ve yaşadıkları zorluklar derken dizi bizi aslında Silikon Vadisinin göbeğine bırakıveriyor. Dizinin komedi yönü ağır basmakta. Gözünüzden yaş getirecek seviyede güldüren sahneler mevcut. Ayrıca argo ve küfür kullanımından sonuna kadar yararlanılıyor. Özellikle Bachman favori karakterim. Sırf onun hal ve hareketleri için dizi izlenebilir diyorum. Ancak benim favori sahnem Richard ve arkadaşlarının bilerek veya bilmeyerek ‘middle-out compression’ algoritmasını keşfettikleri sahne.

Silicon Valley en ufak bir girişimcilik arzunuz dahi varsa sizlere çok büyük şeyler kazandıracaktır diye tahmin ediyorum. Şahsen bu diziden birçok şey öğrendim. Bana kafamdaki projelerin ilerlemesi için motivasyon ve cesaret verdi diyebilirim. Sizlere ufak-tefek şeyler dışında spoiler vermeden diziyi tanıttığımı düşünüyorum. Ayrıca dizimizin piedpiper.com adında muhteşem bir sitesi var . Niye ‘piedpiper’ derseniz bende diziyi izlemeniz gerekir derim.

 

 

3. Halt and Catch Fire

80’li yılların Texas’ında geçen dizimiz o yılların teknolojik gelişmelerini karakterler üzerinden gözlerimizin önüne seriyor. Dizinin adının nereden geldiğini sormak en doğal hakkınız çünkü bende çok merak etmiştim. Dizi bunu bize ilk bölümünün açılış sahnesinde açıklıyor. Yeteneklerini kalbinin derinliklerine gömmüş , mütevazi bir şirkette uykulu ve isteksiz gözlerle satış mühendisliği yapan mühendisimiz Gordon Clark ile hedefine ulaşmak için yoluna engel olarak çıkacak hiçbir şeye acımayan , zeki , kurnaz ve egoist denebilecek derecede bir özgüvene sahip Joe Mcmillan ‘ın aynı şirkette buluşmasıyla kıvılcım çakılıyor. Joe’nun hayali IBM’in son ürünü olan pahalı ve çok ağır bilgisayarlara reverse engineering (tersine mühendislik) uygulayarak herkesin alabileceği bir kişisel bilgisayar oluşturmak. Gordon başlarda hayatının düzenini ve ailesini bahane edip bu uçuk projeye katılmak istemesede , sıkıldığı bu hayattan kurtulup sonunda gerçek yeteneklerini kullanıp zengin olma şansının doğduğunu gördüğünden Joe’ya boyun eğmek zorunda kalıyor.

Maceramız ne kadarda heyecanlı değil mi? Projenin ilerleyen safhalarında diğer mühendislerimiz Gordon’un eşi ideal anne Donna ve Joe’nun tanışıklığı olan marjinal kişilikli kızımız Cameroon’uda görüyoruz. Bayanlar kesinlikle teknolojiye ruh katıyor. Bunu dizidede görüyoruz.

Dizinin en güzel yönlerinden birisi bizi bir zaman yolculuğuna çıkartması. Bu yolculukta nelere tanıklık etmiyoruzki ; Nintendo , Macintosh , Arpanet ve daha neler neler. Dizinin ateşleyicisi kesinlikle Joe ve Cameroon. Bu ikilinin ilginç bir iletişimi ve ilişkisi var gerçekten. Bu arada dizimizin ilk sezon yazılıma oranla donanım ağır basan bir senaryosu var diyebiliriz. Geri kalanı sizin görmenizi istiyorum.

Fazla spoiler vermek istemediğim için pek açık konuşmayacağım fakat dizinin yalnızca bu proje üzerine odaklandığını düşünmeyin. İlerleyen bölümlerde ve sezonlarda neler göreceğinizi tahmin bile edemezsiniz. Dizinin beni etkileyen yönleri kesinlikle Joe’nun girişimci zekası ve Gordon’un çalışmalarını yaparken sergilediği azmi derim.

 

Bu arada dizinin muhteşem introsundan bahsetmeden geçemeyeceğim. Son zamanlarda gördüğüm en yaratıcı jenerik bu diyebilirim. Bilmiyorum belkide benim ilgi alanım olduğu için böyle hissediyorum ancak her defasında beni heyecanlandırdığı kesin.

4. Westworld

Westworld’e hoşgeldiniz. Artık geride bıraktığınız dünya’daki paranızın , şöhretinizin , saygınlığınızın , dostlarınızın , hatalarınızın , aşkınızın veya aklınıza gelen bambaşka şeylerin hiçbir önemi yok. Burada bambaşka birisiniz , yeniden doğdunuz.

Ne kadar ürpertici değil mi ? Westworld Son yılların en çok konuşulan dizilerinden birisi oldu bile. Westworld insanlara bambaşka bir dünyaya girip sınırsız eğlence , sınırsız zevk , sınırsız heyecan ve geriye ne kaldıysa sunan bir şirket. Bunu nasıl yapıyorlar peki ? Robot olduğu ayırt edilemeyen insansı varlıklarla. Evet teknoloji buna müsaade ediyorsa Dr.Ford ve ekibi bunu neden kullanmasın ?

Westworld sizleri vahşi batının acımasız topraklarına götürüyor. Vahşetin ve kanın eksik olmadığı bu dünyaya insanlar neden gitmek ister ? O dünyada ölümsüz olacaklarını biliyorlarsa tabiki isterler. Evet bu dünyada ölümsüz oluyorsunuz , hiçbir şekilde öldürülemiyorsunuz. Dizidede vurgulandığı gibi bu dünya insanların gerçek benliklerini ortaya çıkarıyor. Çünkü insan hep sınırları zorlamak ister değil mi ? Buyrun Westworld tam size göre.

 Dr. Ford ve gizemli arkadaşı Arnold’ın inşaa ettikleri bu dünyanın anlatıldığı Westworld’de işleyiş muhteşem görünüyor. İzlerken gelecekte böyle bir şeyin varolup-olamayacağı sorusu aklınıza takılacaktır. Westworld ‘un diğer bir özelliği ise çok detaylı senaryosu ve zaman kavramının sizi yanıltabiliyor olması. Westworld cidden dikkat gerektiren bir dizi.

Peki bu robotları bu kadar zeki yaparsanız bazı kötü sonuçların ortaya çıkması kaçınılmaz değil midir ? Evet günümüzde bazı uzmanların yapay zekanın bu kadar gelişmesinin insanlar için kötü sonuçlar doğurabileceği konusunda bizleri uyardıklarını biliyoruz. Dizide bunun sonuçlarını görebiliyoruz. Her robotda itaatkar olmuyor tabii.

Spoiler vermemek için fazla detaya inmediğimi farketmişsinizdir. Size şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Westworld dizi tarihine damgasını çoktan vurdu. Yapay zeka , robotik gibi konularda sınırları zorladıkları kesin. Bu diziyi izledikten sonra yapay zeka konusundaki araştırmalarınızın artacağını garanti edebilirim. Kim bilir belkide geleceğin Westworld’unu siz inşaa edersiniz.

TAG

LEAVE A COMMENT